GÖZLER
- murat
- 13 Haz 2019
- 1 dakikada okunur

Ten gözü, mahluku mahluk gören gözdür. Her nereye bakıyorsak onun zahir
varlık yönünden başka bir şey göremez. Bu göz hayvanatta ve bütün insanlarda vardır.
Bunun hiçbir manevi yönü yoktur. Bir şeye mahluk gözüyle bakıldığında o mahluk olur.
Kesafet aleminde bütün mahlukata gereklidir.
Kalp gözüne gelince onun iki kapısı vardır.
Bir kapısı Nefse bakar bir kapısı da Ruha bakar.
Bir kişi İnsan-ı Kamilden Tevhid ilmini alır. Nefs kapısını kapatıp Ruh tarafındaki kapıyı açabilirse
irfaniyet sahibi olması nedeniyle kalp gözleri görmeye başlar. İlimle bütün fiilerin faili Allah diyen
bir kişi kendine ve başkalarına nispet ettiği fiili, tecelliyi efal şuhudu ile görmeye başlaması,
kulağının ilim olarak duyduğu tecelliyi gözüyle de görünce kalp tasdik etmiş olacaktır.
İşte bu tasdik, şuhut sonunda olduğundan fiillerin failinin Allah olduğunun irfaniyeti,
gözün fiilinin resmini çekmesi demektir ki kalp gözü olan irfaniyetle görmesi anlamına gelmektedir.
Çünkü nefis kapısından gelen zulmaniyet ve cehalet karanlığı kapanıp ruh
tarafından gelen nurun kalbi aydınlatması sonunda kalp irfaniyetle görüntüye geçmektedir.
Onun için Mısri Niyazi Hz.leri :
Her neye baksa gözün bil sırrı Süphan ondadır.
Her ne işitse kulağın mahzı Kur-an ondadır.
Bir şeye mahluk gözüyle baksan o mahluk olur.
Hak gözüyle bak ki bi şek nuru Yezdan andadır
buyurmuşlardır.
Can gözüne gelince: Burada gayri yoktur. Hak Hakkı görür. Vahdaniyet deryası olması nedeniyle
kesret ve Vahdet ayrımı görülmez. Her şey tek yüzdür. Kul da, Sultan da bir görünür.
Tafsilde kul kuldur. Sultan sultandır.
Comentários